Abdullah's profileßeNi çözdüğünü düşündüğü...PhotosBlogListsMore Tools Help

!!!!!!!... aDı aŞk sEbEbiMin ...!!!!!!!!!

!... aDı aŞk sEbEbiMin ...!


Susma ,,, ne olurr susma yine ! Bir gece yine çaldır telefonumu bizim şarkımızla ... duyar duymaz uyanırım ,,, bilirsin . !

Ama aramazsın ,,, iyi bilirim ... !
Neydi yine yanlışımız ? yarım bırakmamızın , yine yok oluşumuzun nedeni neydi ? Söyleee ...
.


Belki de zamansız açtım içimi ,,, Yüreğim şeffaftı aklımsa deli ...
Ben geldim sen kaçtın hep bana inat ,,, Bir vardın bir yoktun hep masal gibi ... !!!




Oysa , bu kez başka roller düşünmüştüm kendime bu senaryoda ! Sana da ... ! Ayrılık düşmandı ,,,


Aşk ise en büyük dostumuz ... ! Bu defa ne uzaklık ne de zaman yıkmayı başarabilecekti bizi .

Sımsıkı kenetlenecekdik birbirimize , belki ilk defa bu kadar çok sahiplenecektik birbirimizi. Ve bennn ...

öyle kabullenmiştim ki seni , öyle sağlamdı ki içimdeki yerin , öyle tutunmuştum ki sana ...

Ve sennn ... yineee , öyle acımasız , öyle duygusuz , öyle düşüncesizdin ki ... aklım almadı ,,, yüreğim yoruldu ,,, içim soğuduu

Ne istedim ki ben senden ? Ne bekledim ?
Suçum ,,, kaybetmek istememek ,,,


suçum seni defalarca içimde yüceltmek ,,, suçum sensiz bir ömrü düşünememek ,,
suçum bir kere daha gözlerime bakmanı , ellerimi sımsıkı kavramanı , doyasıya sarılmanı , yüzüme dokunmanı düşlemek




Ne kara kaşına ne kara gözünee
Ben tek bir sözüne tutulup kaldım
Değmedi bir kere ellerin yüzüme
Gel gör ki bin yıldır sanki vardın




Özür dilerimmm sevdiğim ,,,

Tüm duygularım için , sende var olmaya çabaladığım için , boş bir umudun peşinde koşacak kadar kör olduğum için , gerçeklerle değilde duygularımla yaşamaya çalıştığım için .

Ve... özür dilerim sevdiğim , söz geçmeyen yüreğim adına ,,, !!!



Adı aşk sebebimin ...
Her hata kalbimin ...
Hep değerinden ,,, hep gereğinden ,,, hakettiğinden çok sevdimm ... !!!




Söz geçirebilseydim eğer ,,, söküp atmaz mıydım içimdeki senii !
Yapamadımm ... !

Kızdım kendimee , nefret bile ettim kendimden çoğu zaman . Hep suçladım kendimi ,,,

olmadı . Her çabaladığımda daha bir bağlanmışım , farkına vardığımda ise çok geç kalmışım .Gelgitli ilişkimiz öyle alışkanlık yapmış ki bende , her ayrıldığımızda tekrar birlikte olacağımız umudunu kaybetmemişim içimde .



Ne kara kaşına ne kara gözünee
Ben tek bir sözüne tutulup kaldım
Değmedi bir kere ellerin yüzüme
Gel gör ki bin yıldır sanki vardın ...




Canım ,
Hayatım , 
Kalbim ,

Yine ayrılmayı başardık demekk ... !

Birbirimizde değil de kendimizde kaybolmayıı , tüm özlemlerimizi gömmeyi başardık demek ... !

Tebrikler yine =Biz= e !!!
Kaybettik mii şimdi biz ?
Yooo yooo , belki de kazandık ... !

Kaybettik ya da kazandık ,,, ben seni hep sevdimm , sevebileceğim ve yetebileceğim kadar ... !

( umarım bitersin bir gün bende ... )
hoşçakal demiyorum , diyemiyorummm sana .
çünkü ,,,




!... aDı aŞk sEbEbiMin ...! 

! SİGARAM !

 

 

 

Sigara dumanında geliyorsun bana bir yudum sevgiyle … Ve o bir yudum sevgi umut olup akıyor yüreğime.

Ah sevgili, kendi kendine oyunlar oynayan bir çocuk gibi oyunlar kuruyorum üstüne. Ve oyun sonlarında daha bir umutlanıp bekliyorum geleceksin sen diye.

Bir gün işe giderken yerdeki karelere dikkat ederek ilerliyorum mesela yolda. Seviyor sevmiyorlar dilimde yer etmiş, bir kare seviyor bir kare sevmiyor diyor senin için. Oyun bu ya işte; istiyorum ki seviyorda bitsin kareler,sevmiyorda biterse yanlış saydımlarla avutuyorum bu sefer kendimi.

Sonra; yolda giderken yine, duyduğum ilk şarkı ondan gelsin diyorum,sebepsiz yeni bir oyun daha koyuyorum hemen önüme.Sevmiyor diye çıktıysa hele o kareler kesinlikle pes etmiyorum, hemen oracıkta başka bir uğraş buluyorum sevdirebilmek için kendimi sana. Şarkılardan anlam çıkartıyorum; öyle ki en hareketli şarkıda bile güzel bir söz yakalıyor gülümsüyorum.

Yok yok, o da düşünüyor beni, o da özlüyorlarla avutuyorum kendimi.

Tıpkı bu geceki gibi…

Bu gece, bir sigara dumanında geliyorsun bana, aslında kaçıncı sigara dumanı olduğunu ben de bilmiyorum ama ; bir sigara dumanında işliyorsun sebepsiz tekrar yüreğime.

Sahi sen, sigara dumanından çember yapmasını bilir misin sevgili?

Gülme, hadi gülümseme…

Demiştim sana hala çocuk bir yanım vardır diye unuttun mu yoksa?Gidişinle o çocuk yanım ağlamak yerine oyunlar kuruyor kendine ne var bunda?

Bu gece bir sigara yakmışken aklımda sen, bir anda sigara dumanından çemberler yapmaya çalışırken buldum kendimi. Tıpkı okuduğum kitabın sayfa sonundaki kelimenin anlamını biliyorsam diyerek başladığım oyunlar gibi. Tıpkı beş dakika içinde telefonum çalarsalarla avuttuğum gibi kendimi.

Ve çember yapamadığım her sigaranın üstüne başka bir tane daha yaktım gecenin bir yarısı çakmak krizine inat kibrit çöpüyle.(Bir zamanlar yüreğimdeki seni yaktığım o son kibrit çöpü ile belki de. )

Kaç sigara bana göre yamuk çıktı bu gece bilmiyorum sevgili, kaç sigaraya suç attım çember çıkaramadım diye. Ve kaç saattir öyle dalmış bir çembere umut bağlayıp sevgi dileniyorum gecenin bir yarısı senden haberin olmadan bilmiyorum ya; çocuk yüreğim kurmaya devam ediyor oyunlarını…

Yüreğim, tıpkı terk edilmeyi bilemeyen yetim çocuklar gibi oyunlar kuruyor kendine.

Bazen yerdeki bir taşla getiriyor senin sevgini bana, bazen bir kitap sayfasında…Yada ilk duyacağım şarkıda.Tıpkı bu  gece oynadığım çember çıkarma oyunu gibi, ne olursa olsun en umutsuz anımda…

Bilmiyorum ki bu kaçıncı sigara…

|.USLUM.|

 
 
Serseriyim ben...Kafamı ütülemediğiniz sürece sizi dinleyebilecek,
HAYIR cevabına anlayış gösterdiğinizde size saygı duyabilecek bir serseri...
Uykusuz,yorgun,bıkkın,miskin,bezg- in biriyim ben.
Mümkünse yormayın,bir şeyler istemeyin,sorgulamayın,yargılamayın!...

ηєуι уαşαмαк ιѕтιуσяѕαη σηυ уαşα!!!...

 

Seni unutmak kelimesini geceye gömdüğüm anlardan birinde,
Varlığının ruhuma hayat verdiği Sesinin tenimde gezindiği bir vakit...
Resminin elimde göz yaşlarımla ıslandığı
Bana yazdığın kelimeleri içime çekerek
Adını verdiğim yastığa sarılmış bir halde
... Yanımdasın...
 

Seni Sana Bıraktım..

 

Senin kokundu benim her şeyimi erteleyişim olan şimdi o da yok.
Bir sabah aynaya baktığımda NEDEN dedim,

Neden bıraktı gitti beni
Hem de her şeyin tam doruğuna gelmişken
Susuyorum işte yine ne adımı an artık ne de kalbimi acıt.
Ve sana verdiklerimi de geri ver bana…
Ama her şeyden önce kalbimi istiyorum.
Taşlaşmış ruhuna sor nereye koydun onu…

Gözlerimden gelen yaşlar kan oldu süzüldüler avuçlarıma
Ağlamıyorum sevgilim ağlamıyorum korkma.
Sadece üzülüyorum kırık oyuncak gibi atılmış duygularıma
Ağlamadan ve sızlamadan başım dik yürüyorum şimdi uzaklara,

çok uzaklara
Hayat soruyorum sana nereye saklıyorsun kırgın mutsuzluğumu
Çok geçmeden ver bana
Ver ki; biraz daha öleyim, ver ki; biraz daha körelteyim kalbimin diğer yarısını da…
Ruhum bile terk etti beni, sokaklara vurdum kendimi.
Ve yalnızlığımı sadece sokak kopekleri biliyor.
Gözlerimin içine bakarak onlarda yaş döküyor bana
Her sabah pencereme gelen kuşlar gelmez oldu ve artık
Seninle uyandığım masmavi gökyüzü simsiyah bana…
Eğer bir gün aklına gelirsem
kalbini aç orada bir gözyaşı daha bıraktım sana

Yarım kalan bir besteyi tamamladım bu gece
Ve hiç dinmeyen bir sızıyı kapatmaya çalıştım,
Beceremedim.
Kalbim zayıftı sanırım ve ruhum toz bulutlarına dönüşmüştü.
Sessizce bir çığlık attım sadece gökyüzünde ve acılı ruhlarda duyulan
Sustum yine, belki de bu benim son susuşumdu ve bir daha
Hiç konuşmayışım…

............NEYİ YAŞAMAK İSTİYORSAN ONU YAŞA!!!............

 

 ............NEYİ YAŞAMAK İSTİYORSAN ONU YAŞA!!!............

Öyle bir hayat yaşıyorum ki,

Cenneti de gördüm, cehennemi de

Öyle bir aşk yaşadım ki,

Tutkuyu da gördüm,pes etmeyi de

Bazıları seyrederken hayatı en önden,

Kendime bir sahne buldum oynadım 

Öyle bir rol vermişler ki,

Okudum okudum anlamadım

Kendi kendime konuştum bazen evimde,

Hem kızdım hem güldüm halime,

Sonra dedim ki "söz ver kendine"

Denizleri seviyorsan,dalgaları da seveceksin

Sevilmek istiyorsan,önce sevmeyi bileceksin

Uçmayı istiyorsan,düşmeyi de bileceksin.

Korkarak yaşıyorsan,yalnızca hayatı seyredersin

Öyle bir hayat yaşadım ki,son yolculukları erken tanıdım

Öyle çok değerliymiş ki zaman,

Hep acele etmem bundan

Anladım!...

 

Blog


    Kaçtığın şehir mi yoksa yüreğin mi..?

    Kaçtığın şehir mi yoksa yüreğin mi..?

    Hani gitmeler vardır ya, gidersin gidersin ama yeniden aynı yere dönersin. Çare değildir gitmeler. Şehirden kaçarsın ama kendinden, yüreğinden, sevdandan kaçamazsın. Şehir geride kalmıştır ama sevdan aynı yerde durur. Şehri koparıp attığın gibi atamazsın içindeki yaralı sevdayı. Bir kez daha gözlerin dolar, ardına bakıp geride bıraktığın sevgiliye son bir kez bakarsın.

    Son bir vedadır, yolun sonunda geride kalan. Son bir elvedadır, kanayan yürekte tek kalan geriye. Yollar gidilir, şehir geride kalır ama yara hep kanar. Sıcacıktır asla kabuk bağlamaz. Vurmuştur bir kere soğuk bir el keskin hançeriyle. Sevda girmiştir zehir gibi kanına. Şehir geride kalır ama zehir hala kanında akar. Kaçtığın sevgili ya da şehir değildir asla kaçtığın kendi yüreğindir aslında.

    Adı kaçmakta olsa köşede yine seni bekleyen bir sevda ve kanayan bir yara vardır. Sorarsın kendine kaçtığın şehir mi yoksa yüreğin mi? ,

    BuGuN

    BUGÜN
     
     
     
     
           gül ver
    Bugün....En güzel kelimeleri yazmak istedim sana..en güzel şiirleri...Gülleri dalından alıpda; dikenleri de acıtmadan vermek istedim ellerine usulca..kanayan elin olsada dikenlerden, ben sarmak istedim.Güneşi, ayı hatta tüm tabiatı dökemesemde önüne, kalbimden gelenlerin bunlar olduğunu gör istedim..!!!Aşka ulaş ve Tanrıyı gör istedim..Sen hiç eğilmeden alnından öpmek istedim:)Ayaklarına basıp da sana ulaşmak istedim...
           11
    En güzel resimleri sana ben yapayım istedim...Hatta denedim..Hiçbir tual senin bedenini yansıtamadı ve hiçbir renk gözlerinin geceliğini, yanaklarının alını veremedi.Gözlerimin gördüğünü hiçbirşey dile getiremedi...!
           sırılsıklam
    Bi muzurluk yapıp elinden tutup da seni kaçıran ben olayım istedim:)Hatta bohçandaki hayalleride ben taşıyayım istedim..Kaçarken korku hissedipde, elimdeki sıcaklığınla seni daha çok götüren ben olayım istedim.Bunlar olmasa bile hani bi şarkı varya 'ellerimde çiçekler kapında sırılsıklam' görürsen şaşıran sen olmayasın istedim bide oturup yıldızlara dünyadaki resmimize bakan biz olalım istedim.Yüzünü ellerimin arasına alayım, bide şöyle masumca gözlerine gülüvereyim istedim..ellerini öpmek istedim...
            akkk8jc9
    Yolda yürümek, yürürken şakalaşmak, şakalaşırken ulaşamasamda omzuna elimi atmak istedim.Bide şöyle durup da yanağından bi makas alayım istedim.Yanında ağlayayımda, ağlatan sen olma istedim..kalbimin acısını hissettim; o acıyı yaşatan sen olma istedim.
            200420282001sg1
    Pamuk helva senle nasıl yenir, hatta ne güzel olur!.. yüzün pespembe olmuşken resmini yakalamak, resme bakıp yüzümüzün kahkahalaşması daha da güzel olsun istedim.
            tv
    Akşama bir film kiralamak ama senle seyretmek istedim.Filmi takan sen ol; hatta çayımı da getiren sen ol; senin elinden çayı içen ben olayım istedim:)Kızı aldatan adama bir sinirle çıkışan ben, bana gülen sen ol istedim:)bide arada çayları tazelemeyi unutma istedim...2. cd'nin başında uyuyan sen, filmin sonuna doğru uyuduğunu gören ben olayım istedim.Kısık kısık sana gülmek istedim..şefkatle bakmak istedim.. Sevgiyle öpmek istedim.Yanına kıvrılıp uyuyan ben olayım istedim.Sadece ben istedim.Biz olalım istedim.
            yildizlar-gokyuzu
    Bunları yazarken düşündümki yıldızlar hiç de uzak değilmiş.Bunları yazarken anlayan ben, okuduğunda anlayan sen ol istedim...
     

    DUVAR YAZILARI

    DuvaR YaZıLaRI :)))

    Burada nefes almayın, Daha ucuz bir yer biliyorum...

    Adam o kadar fakirmiş ki, virajı bile alamamış...

    Hayat ineklerin otladığı bir mera gibidir:Devamlı bir boktan diğerine basarsın.

    Asansör bozuk. En yakın Asansör karşı binadadır...

    Ne kadar sallarsan salla, Dört yanlış bir doğruyu götürür...

    Where is the HAREKET, There is the BEREKET...

    Dereceye girmek için çok çalıştı, Ama hasta oldu derece ona girdi...

    Size yapılmasını istemediğiniz bir şeyi başkasına yapın. çok zevkli oluyor...

    Karımla tek ortak yanımız, Ayni günde evlenmiş olmamız...

    Kızını dövmeyen, torununu erken sever...

    Mutlu eşekler gibi sırıtma...

    Hakan yarınki maçta forma giymeyecek,çıplak oynayacak.

    Dobrovolskietrabinskrapraskrayte!- Ha?- Zink Tokai...

    Hey Moruk, dun aksam otobüs durağında ne bekliyordun?- Tren...

    Yapacağınız her geyik muhabbeti, Size zaman kaybı olarak dönecektir...

    Bizim ülkemizde kadın erkek eşitliği halinde Penaltılara gidilir...

    Sigara kanser yapıyor hayat ise verem ..

    Tuvaletten sonra sifon çekme! İnsanlığa yaptığın katkıyı herkes görsün...

    Bitkisel hayata girdim, Maksat yeşillik olsun...

    Kız o kadar kekeme bir kızdı ki,"Ben sizin bildiğiz kızlardan "Diyene kadar bildiğimiz kızlardan olurdu...

    Yarın yapabileceğin bir şeyi, Asla bugünden yapma...

    Zamanı gelmiş bir hatadan daha kaçınılmaz ne olabilir ?

    Ne yaparsan yap, yapmadığın şeyler yaptıklarından daha önemlidir.

    İlk seferde kazanamazsan, sucu amirine at,İkinci seferde kazanamazsan hile yap, Üçüncü seferde kazanamazsan vazgeç salaklığın alemi yok.

    Hayat yalnız geriye doğru anlaşılabilir, ve yalnızca ileriye doğru yaşanabilir.

    Eger bir sayfada iki yazı varsa, alttakini oku

    ____ O Asilce Sevdi ve Asilce Gitti._____

     

    İste böyle gideceksin salına salına ardına baka baka kimi bekliyorsunda ardına bakıyorsunda demezlermi adama!

    Sen bir Gurursuzu Sevmedin ki Güzelim Gelsin Ardından, O Asilce Sevdi  ve Asilce Gitti...

    Yaptıgını çekeceğinden kuşkun mu vardıda şimdi elem içinde aglarsın görünen köy misalı varmıydı gerek klavuza şimdi yerli yersiz aglama vaktidir. Çevrene ne yapacagım diye sorma vaktidir. Alacağın cevabı ben söyleyeyim güzelim Bilmiyorum diyecekler kimin gücü yeterki zamani geri çevirmeye öyleyse sen sadece suymayı dene ilk gittiğin gibi güçlü sansınlar seni bu beni daha mutlu eder bir çaresizimi sevmişim dememem için sen öyle olmasanda ve ben bilsemde sen güçlüymüş gibi yap şimdi Hoşcakal deme zamanı amma sen hoşçakalmayı hak etmiyorsun sevmenin ve sevilmenin hakkını verebilenindir O! 

    Sana sölenebilecek tek bir sözüm var  bu ömrü ve sevgiye hasret  mecnun misali yaşaman dilegiyle ..

    PORTAKAL IN DUNYASI AYNISI :D

     

    içimi bir bilseeen
    iimibirbilsenkt2[1]


    içimde koca bir dünya taşıyorum..

    kendimcebirdnyatayorumhy3[1]

    benim dünyam paylaşılabilir..
    budnyayseninlepaylaabilrz4[1]


    bu dünyayı seninle paylaşabilirim...

    budnyayseninlepaylaabilrz4[1]

    senin dünyanı da paylaşabilirim...

    senindnyandapaylamayahapi9[1]

    ona yer açabilirim..



    onayeraabilirimbakix6[1]
    benim olmanıı...
    benimolm2yv3[1]


    elimi tutmanı....

    yanmdaolmanelimitutmanpz6[1]

    sana şöyylee sarılıp uyumayı istiyorum...

    sanaylesarlpuyumayih2[1]

    seni kocamannn sewiyorummmm...

    senikocamansewiyorumha8[1]

    seninle olunca keyfime diyecek yok....

    seninleoluncakeyfimediyok2[1]

    hayır... beni yüz üstü bırakıp gidemezsinnn...


    hayrbeniyzstbrakpgitmefn0[1]

    Yalnızca yazdım...

     
    Yalnızca yazdım... Hesabıma düşen bir kara kaderi, alnımın tam ortasından çekerken usulca, kanadının ıslaklığıyla yazdım... Sana yazdım seni. En kuytusunda anladım, en vazgeçilmezinde tuttum, en köründen tutuldum, ama seni sana yazdım. Kanımın rengiyle sana adandım."


    Yokluğun bir bıçak sırtı, sana boyanarak aydınlandım.
    ....
    Ağrıyor elim şimdi, gözümün yolunda karabasanlar var, avucumda sıkışan yazım var. Gel ve sil yeniden gölgelerini, gel ve üçüncü gününden başla sana yazılanlara.

    Kimsem olmadı benim, kimse sen olmadı hiç,
    Kimse ellerim değildi, kimse gözüm kalmadı kanlı kınında. Kimse bilmedi, kimse sana yazdım olmadı, kimse sen demedi, kimse uyutmadı yüreğinin yastığınsa, kimse biz demedi, kimse vazgeçersen kendinden ben olamamki demedi... Kimse ben değildi senin kadar.
    Sana yazdım işte, gözümün kimyasında duran nefesi, kanatlarına vurgun yemiş sevdalar akıtan sana anlattım,

    Sana adandım... Sen’e, ben’e, biz’e...
    Sıfıra bölünce beni, sana eşitleniyordum, birle çarpınca ellerimi seni anlatıyordum, ikiye toplayınca gözümü seni görüyordum, üçten çıkarınca yüreğimi; sensiz hiç kalıyordum...
    Kentler buluyordum hep, sen olunca aşkın sonsuza akacağını biliyordum. Kimbilir, bilmediğim bir şarkıyı söylerken seninle, dudaklarının ses tonunu ezberliyordum sensiz kalınca senin gibi okumak için bir daha... Benim için martı kanadıydı ellerin, dokunduğum her an denizden esen rüzgarları hatırlatan. Gözlerindi, gözlerime baktığında gözlerimin çocuk hayalini gördüğüm, sendin öldükten sonra tanrının katına gülümseyerek beni ***ürecek olan melek, sendin sonsuza açılan kapının güzel bekçisi... Anlatılamayan kelimeydin hiçbir kitapta bulmayacağımı bildiğim halde hala aradığım. Sendin o, senindi bana getirdiğin akında denizin gözlerini hissettiğim,
    Gözlerindi.
    ....

    Sana yazdım,
    sıcacık hayatlar kokuyor kelimelerim seni buldukça. Ki nereye baksam, kimi görsem, kimi duysam sensin... Sen kalıyorsun gözlerimin en yüksek dağında... Ve sana yürüyüp dokunuyorum göğün yıldızlarına, umut veren ağaçlarına yaslanıp bulutların ardından bakıyorum güneşe. Sana uzandığım toprağa her yüzümü sürdüğümde, papatyalar kokuyor tenim...
    Senden önceydi suflörsüz bir sahnede kör adam rolüm. Ve senden öncelere denk geldi intihar mektuplarım. Sorgusu bitmiyordu düşlerimin, isyan çok sesli bir koro gibi sahnesinden vuruyordu yüreğimi. Senden önceydi sarmaşıklarla dolu umut yolları, seni bilmeden yürüdüğüm şehrin sokaklarıydı acıyı katık yaptığım sancılar... Her karartı, senden önceydi ellerimde yaşayan.
    ....
    Geldin, sana yazdım ben... Hasır altı düşlerimin kırmızı kalemle altı çizili kelimeleriydin. Sendin vurguna uğramış nefes alışlarımı kaybeden, sesindi dilimin teğet geçtiği her umudu bana anlatan...
    İzlerimden geçen her bakış, sana dönen gün gibi çevreledi karanlığımı ve seninle gitti plastik kokum, seninle kurudu kanayan yanım. Sendin her şey, sendin seninle gelen gözyaşı hediyem...
    ....

    Sana yazdım, düşünmeden, gözlerimi kapatarak... Kelimeler seni anlattıkları için mutlular artık, bakışlarım da öyle.
    Az önce fark ettim yüzümü yıkarken; aynaya bakan gözbebeklerimde uyuyorsun hala o eski sıcaklığınla... Uyanacaksın birazdan, biliyorum, ve sarılacaksın yine, sesinden akacak, senden duyulacak her şey...
    Senim artık, tenim, dilim, bütün bildiğim."

    | ESKİSEHİR'İM >>>>(USLUM)<<<<ESKİSEHİR'İM |

     

     

     Canım Eskişehir'im

      

                 Her şeyi unutturur Eskişehir geceleri
    Dün akşam kızlarla sözleştik. Uzun zamandır takılmadığımız mekanımızı bir ziyaret edelim dedik. 
      Önce bir yemek yedik. Sonra çıktık yola.
    -Üffüffff soğuk çıkmış Eskişehir’in meşhur ayazı yüz göstermeye başlamış.

    Çıktık çıkmasına da yolda bizim artist Dilek para çekmek için bankamatik arıyor.
     İlk bankamatikte deniyor,  bankamatik para vermiyor.
    2.bankamatik deniyor olmuyor.
    3.bankamatik deniyor olmuyor
    -Kızım paran yoksa söyle! Biz neciyiz burada, donduk yaaav!
    —Hem ne çabuk bitti para, daha yeni almadın mı sen maaşını? diye çıkışıyoruz. Demez mi bizim hanım; yok bitmedi de ama az kaldı. Ben yetinemem o kadar parayla.
    Deyip aramaya devam. 
       —Hıh! Bidene daha.
    4.bankamatik
    Sonunda bankamatik veriyor istediği parayı. Aman ne sevinç!
    —Adı üstünde yaa! Şeker gibi banka diyor.
    -Tamam kızım gel daha fazla rezil olmayalım diyorum nerdeyse
    "teşekkürler sahip" diyerek eğilecen bankanın önünde (tövbe rabbıma)

    Bizimkiler hahahaha...
    Ha de yürü senin yüzünden uzattık da uzattık yolu. Bide yeni bir cafe açılmış Kızılcıklı’da.
    İsmini okumaya çalışıyor bizim siboplar. Yaw hala okuyamıyorsunuz işte. Yürüyün ben dönüşte okurum size, deyip ukalalık yapıyorum.

    Dönüşte bende okuyamıyorum. Ne saçma bişeydi o öyle. Halen ismini hatırlamıyorum. Biz hala yürümeye devam ediyoruz. 
         Yolda giderken bizim kızlardan birinin eskisine rastlıyoruz.
    Yanında girl frend’i ana şimdi film kopacak diyorum. Bizimkinin yüzü kıpkırmızı. Şükür bizim kız rahat duruyor. Söylene söylene mekanımıza giriyoruz.Bizim mekan alkol olmayan akşamları canlı müziği olan hoş bir mekan. İsmi de Dost Konağı.
          Neyse oturduk yerimize mikrofondaki solist mi ne deniyor,  bizi görür görmez.
    -Oooo kimleri görüyorum. Ön masayı da kapmışlar. Bir çiğ köfteniz eksik yani, diye takılmadan duramıyor. Millet tabi hahaaaa  hiiiii.
       Bizim sevgili mağduru rahat durur mu peçeteye yazdı isteğini verdi çocuklara. Çocuk aldı peçeteyi başladı okumaya.
    -Biraz önce eski erkek arkadaşımı bi kızla gördüm. Hem de çirkin bi kızla.

    Sizden Hacettepe’den “Başkalarıyla” adlı parçayı istiyorum. Salonda kopuyor yine bir kahkaha. Haaaa haa
    Bizde iyi malzeme verdik yani orkestraya.
    Ay nihayet çıkıyoruz, aman ne gürültüydü yav.
    Halen kulaklarım çınlıyor. Sanırım üşüttüm ben.  Neyseki sağ salim, kazasız belasız döndük eve. Böyle bir geceydi işte bir gece.
                  BİTTİİİİ. 

     Ben ciddi ciddi üşütmüşüm.
                  HAPŞUUUU…

     

     


     

     

     

     

                                                                                                   

     

      AZ MI OTURDUK SURDA !

    EGER Kİ ÇİFTELER'Lİ GÖRMEK İSTERSEN ESNAF SARAYININ ORDA WAR YA ÇUNKU HERKES ORDA BEKLIOR ! Açık ağızlı

     

     

     

     

    OKUMAKLA ADAM OLUNMUYOR ONCE INSAN OLCAN KI SONRA INSANLIK GORCENÇekici

    İLK DEFA GIRDIM BURAYA BI DAHADA GIRMEDIM GİRMEMDE SATEN CUNKU BURAYA GELMEK ICIN 4 KM YURUDUM Açık ağızlı

    BOS SOKAKLARA HAYKIRDIGIMDA SESIMI DUYMUCAKSIN AMA SUNU BILKI HER ADIN SÖYLENDIGINDE KULAGIN CINLICAK EMİNİMAçık ağızlı

    !!!  EYWALLAH !!!